@
Kellik
Kellik-01-04-15-29 Kellik-01-04-15-29

Kellik

 Kelliğe yol açan temel faktör

 

İsrailli bilim adamları, kelliğe yol açan temel faktörü belirledi. Journal of Investigative Dermatology dergisine göre, İsrail Teknoloji Enstitüsü bilim adamları, gelecekte uygulanabilecek bir terapiyle, vücudun savunma sistemini harekete geçirerek saç dökülmesini önleyebileceklerini açıkladı.

Kafa derisinde bir veya daha fazla küçük yuvarlak ve yumuşak kelliklerin meydana gelmesiyle başlayan hastalığa etkili bir tedavi uygulanamadığı ve hastalığın vücuttaki bütün kılların yok olmasına neden olduğu belirtiliyor. Hastalığın, vücuttaki beyaz hücrelerin, deride saç büyümesini sağlayan hücrelerin bulunduğu küçük keseciklere saldırmasıyla başladığı biliniyor.

 

Araştırmacılar, insandan aldıkları hastalıklı deri parçasını, bağışıklık sistemi yok edilmiş farelere aşıladı. Bu şekilde farelerin bağışıklık sisteminin dokuyu reddetmesi önlendi ve hastalıklı deride tekrar saç büyümesinin başladığı gözlendi.

 

Daha sonra insan T hücrelerini, saça renk veren hücrelerden alınan protein parçalarıyla karıştırarak farelere enjekte eden uzmanlar, hastalıklı deride saç dökülmesinin tekrar başladığını saptadı.

 

Bilim adamları, protein parçalarının antijen gibi davranarak bağışıklık sistemini saldırıya geçirdiğini düşünüyor. Şimdiye kadar sadece steroitle tedavi yoluna gidilen hastalığın tamamen iyileştirilemediğini belirten uzmanlar, steroitin yan etkisinin de bulunduğuna işaret ediyor.

 

Saç dökülmesi herkesin sorunu 

 

Kadınların yüzde 40'ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50'si yaşamlarının bir bölümünde saç dökülmesi sorunu yaşıyorlar.

 

Ankara Üniversitesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cengizhan Erdem, kadın ve erkeklerde saç dökülmelerinin en sık rastlanan nedeninin, androjen (erkeklik) hormonları, yaş ve genetik özellikler sonucu ortaya çıkan (Androgenetik) saç dökülmeleri olduğuna dikkati çekti.

 

"Kadınların yüzde 40'ı, erkeklerin ise yaklaşık yüzde 50'si, yaşamlarının bir bölümünde bu tür saç dökülmesi ile karşı karşıya kalırlar" diyen Prof. Dr. Cengizhan Erdem, 40-50 yaşları arasında her 10 erkekten 4'ünde belirgin bir saç kaybı bulunduğunu, androgenetik saç dökülmesinin 10'lu, 20'li ya da 30'lu yaşlarda da başlayabildiğini kaydetti.

 

Kadınlarda ve erkeklerde saç kaybının farklı şekillerde ortaya çıkabileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Erdem, erkeklerde alın köşeleri ve tepe bölgelerinde saç dökülmesi görülürken, kadınlarda tepe bölgesinde kısmi bir saç dökülmesi ile karşılaşıldığını belirtti.

 

Saç dökülmesinin tedavisi 

 

Prof. Dr. Erdem, erkeklerde saç dökülmesinin tedavisinde çeşitli losyonlar, ilaçlar kullanıldığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Kullandığımız ilaçlar, saç dökülmesini yavaşlatarak hastaların önemli bölümünde saçların gürleşmesine yol açmaktadır. İlaçlar, kıl köklerinde aktif erkeklik hormonu oluşumunu engellemektedir. Kadınlardaki saç dökülmesinde de bir solüsyon kullanılmaktadır."

 

Türkiye'de çok çeşitli saç tedavi şekilleri uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Erdem, tıbbi olmayan bu yöntemlerin büyük bölümünün para kaybına yol açtığını ve etkili olmadığını söyledi. Prof. Dr. Cengizhan Erdem, saç ekimine de değinerek, özellikle saçlı derinin ön bölümünde saç dökülmesi olan erkek ve kadınların bu yöntemden yararlanabildiğini, saçlı derinin arka bölümündeki sağlıklı kıl köklerinin alınarak saçların dökük olduğu bölgelere ekildiğini bildirdi.

.